Toplumsal Tarih Dergisi’nin Ekim sayısındaki fevkalede başlık

Toplumsal tarih dergisinin Ekim sayısı masama geldi. Poşetinden çıkardım. Yeni bir sayıya kavuşmanın huzuru içindeyken, dergiyi elime almam ile bırakmam bir oldu. Bu dergide hiç bu kadar itici ve anlam veremediğim bir başlıkla karşılaşmamıştım.

Başlık “Ibrahim Edhem Paşa Rum muydu?” ! Bu nasıl kafatasçı bir başlıktır anlamak mümkün değil. Türk olsa ne olur, Rum olsa ne olur? Bir süre sonra, Mehmet Akşit’in (derginin yayın yönetmeni) derginin bu ayki sayısını anlatan yazısını açtım. Başlıktan mutlu olacak ki burada da tekrarlamış ve şöyle devam etmiş;

“Yazı ele aldığı problematikle ilgili olarak daha önce ortaya konmamış bilgileri içermesinden başka, okuyucuyu cezbeden bir Türkçe ve ilgisiz kalınamayan bir duyarlılıkla kaleme alınmış. Yazıyı okurken Ibrahim Edhem Paşa’nın Sakız Adası kökenli ve çocuk yaşta katliamdan kurtulmuş olduğunu anlıyoruz” (1)

Problematik olan nedir? Çok küçük yaşta esir alınan bir Rum çocuğu olması mı? Bu konu zaten çok gizli bir bilgi değil. Çoğu yazılanın doğru olup olmadığı tartışmalı olsa da internet ansiklopedisi Vikipedi’de bile “aslen Rum kökenli” olduğu yazılı.

Bu makale 2 yıldan fazla zaman önce “Arşiv Dünyası” isimli derginin Temmuz 2008 sayısında yayımlanmış. (2) Yani yeni bir çalışma değil. Sen al bu eski çalışmayı, derginin en tepesine çok da güzel bir başlıkla taşı. Belli ki böyle bir tasarrufta bulunmalarında benim göremediğim bir neden var.

Belki de neden Ibrahim Edhem Paşa’nın büyük oğlu, Türkiye’nin en pahalı tablosu “Kaplumbağa Terbiyecisi”nin ressamı, arkeolog ve Mimar Sinan üniversitesi kurucusu Osman Hamdi Bey’in rum olduğunu söylemek. Ancak Osman Hamdi Bey’in, Türk kültürü ile yetişmiş, vatanını benimsemiş ve en önemlisi böyle ucuz tartışmaların içine sokulmayı haketmeyecek birisi olduğunu düşünüyorum.

Toplumsal tarih dergisi her yazının sonunda yer alan detaylı kaynakça çalışmaları için bile alınması gereken ve çok bilinmedik konuları okuyucularına sunan kaliteli bir dergi. Dergi yazar kadrosunun sonucu olarak azınlıkların tarihine özellikle rumların ve ermenilerin yaşadıklarına daha çok ağırlık veriyor. Bazen dergide yayımlanan bazı yazılar, günümüzün popüler tarihçisi İlber Ortaylı ile dahi ters düşmelerine yol açabiliyor.Tüm bunları bilerek ve değişik bakış açılarını anlamaya çalışarak okuduğum dergi, ne yazık ki bu gereksiz başlıkla tarihe geçen bir tarih dergisi oldu.

1) Toplumsal Tarih Dergisi, Sayı:202, s:2
2) a.g.e, s.32.

Yazıcı Dostu Yazıcı Dostu

1 Yorum Var

  1. serkan

    7 Ekim’deki bu yazımdan sonra birçok gelişmeler olmuş.
    – 19 Kasım tarihli Milliyet gazetesinde “Ressam Osman Hamdi Rumdu” başlığıyla bir yazı yayımlanmış.
    – 22 Kasım tarihli Milliyet gazetesinde “Bir Osmanlı Klasiği” başlığıyla, yanlış anlaşıldığını ifade eden makale sahibi Edhem Eldem ve yazısını savunan gazete muhabirinin yorumları yayımlanmış.
    – Ocak 2011 tarihli Toplumsal Tarih Dergisinde Edhem Eldem tüm bu gelişmeleri yorumlamış; ” Edhem Paşa’nın bile müslüman olduğu anda Rum olmaktan çıkmış olduğu düşünülürse, oğluna Rum demenin ne kadar abes olduğu rahatlıkla anlaşılır” demiş.

    Makale sahibi, gazete muhabirine bayağı sinirlenmiş ve yanlış anlaşıldığını düşünüyor. Hepimiz hata yapabiliriz. Gazeteci de makale sahibi de. Karşılaşılan sorunlarda ilk önce kendi yaptıklarımızı değerlendirmemizde fayda var. Makale sahibinin, “En azından bu kadar itici bir başlık kullanmasaydım daha iyiydi” şeklinde özeleştiri yapmış olmasını dilerdim ama yoktu.

“Toplumsal Tarih Dergisi’nin Ekim sayısındaki fevkalede başlık” yazısını yorumla;