İstanbul Bienal’inden bir kaydırak hikayesi

Üstteki resim, 2019 İstanbul Bienal’i için ısmarlanmış bir çalışma. Eser artık İstanbul’a ait . Görmek isteyen Maçka Parkı’na giderek bu çalışmayı görebilir hatta kaydıraklardan kayabilir. Sanatçı Monster Chetwynd’in bu eseri hakkında, tüm kaynaklarda aynı bilgi var;

Kollektif geliştirme”ye önem veren sanatçının gündelik olanla şiirsel olanı birbirine yakınlaştıran çalışması İstanbul’un sokak kedilerinden, Yerebatan Sarnıcı’nda yer alan Medusa heykellerinden ve İtalya’daki Bomarzo Bahçeleri’nden ilham alıyor.”

Bu açıklamanın özellikle ilk bölümdeki fevkalade sanatsal ifadeyi anlamaya gayret ettim.

İstanbul Bienali’nde bu seneki tema “Yedinci Kıta”. Bu konuyu Bienal yazısında okuyabilirsiniz. Özetlersek, insanoğlu çöpleri ve atıklarıyla dünyada yeni bir kıta oluşturdu, buna da “yedinci kıta” ismi verildi. Lütfen tüketime ve çöpe dikkat edelim.

Bienalin ana fikri ile bu eser arasında bir bağ kurmak pek kolay değil. Yani “çöp ve atıklarımızı azaltalım” ya da “bir yerde toplayalım çevreye zararını azaltalım” mesajlarını hatırlatacak bir iz yok. Örneğin, özel çöp tenekeleri olsaydı, insanlar en azından sorular sorar mıydı diye iç geçirdim.

Tekrar açıklamaya dönersek; “Kollektif geliştirme” ile kastedilen ne olabilirdi? Sanatçının çok önem verdiği bu kavramın maalesef benim için ulaşılabilir bir açıklaması yok. “Kollektif bilinç”, “kollektif güç”, “kollektif futbol”, “kollektif eylem ya da amaç” var ama “geliştirme” yok. Kollektif, toplu halde yapılan bir şey ya da “ortak alan” anlamında geldiğine göre, sanatçı herkesi, tüm toplumu birlikte geliştirmeye çalışıyor gibi bir anlam çıkarılabilir. Belki de bazı sanatçılar gibi “Ben sizin anlamını bilmediğiniz, hatta telaffuz bile edemeyeceğiniz kelimeler kullanırım” da diyor olabilir.

“Gündelik olan ile şiirsel olanı” yakınlaştıran bir eser. Bu çok anlamlı ve bir o kadarda kaliteli bir açıklama olmuş. Bir tarafta, özellikle çocuklar için çok önemli ve gündelik hayatın ayrılmazı kaydırak, diğer tarafta şiirsel üçlemeyi (yani Medusa – Kedi – Bahçe) buluşturduğu bir gerçek. Medusa’lı ya da kedili ya da bahçeli onlarca şiir vardır ve bu 3 kavramı da şiirsel olarak nitelendirmek gayet olağandır.

Son olarak ilham kaynakları belirtilmiş. Medusa, Yunan mitolojisinde, kendisine (direk gözüne) bakanı taşa çevirdiğine inanılan, yılan saçlı, keskin dişli bir kadın. Roma döneminde bu figürün, ‘kötülüklerden koruyucu’ olduğuna inanılırdı. Kılıçların kabzalarına ve kalkanlara medusa başları işlenirdi. Yerebatan Sarnıcı’nı ziyaret edenler, kafası ters dönmüş bu mitolojik karakterin heykelini bilir. Yerebatan’daki Medusa İstanbul’un simgeleri arasına girmiştir.

Bomarzo Bahçeleri, bir diğer adıyla “Canavarlar Parkı”, nerdeyse 500 yıllık bir parktır. İtalya’da, Roma’nın kuzeyinde, Roma şehir merkezine 1,5 saatlik bir mesafededir. “Canavarlar Parkı” isminin daha uygun olduğu söylenebilir çünkü park vahşi görünümlü insan ve canavar heykelleri ile doludur. Heykeller, her yere rastgele dağılmış durumdadır.

“Bomarzo Bahçesi” ya da “Canavarlar Parkı” , İtalya

İstanbul’a kalıcı bir eser bırakan sanatçıya ve özellikle İstanbul Bienali ekibine teşekkür ederiz.

Monster Chetwynd kimdir?

İngiliz sanatçı (46), gerçek ismi Marvin Gaye iken “Monster” olarak değiştirir. 2018 kışında, Londra’daki “Tate Britain” ( 1500’lerden günümüze eserlerin sergilendiği müze) önünde sergilediği dev sümüklü böcekler ile bir hayli ilgi çeker.

Vinkmag ad

admin

Read Previous

Kitap Yorum: “Satranç” Stefan Zweig

Read Next

Atilla Yücel Anısına

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Abonelik ile yazılarımızı takip edebilirsiniz.