Soyut Resmin Mimarı “Deli Cadı”

1971 yılında ünlü sanat eleştirmeni Linda Nochlin ‘Neden Hiç Büyük Kadın Ressam Yoktur?’ başlıklı bir makale yayınladı. Nochlin’in makalesi, sanat tarihinin geçmişi ve bu durumun sorgulanmasıyla düşündürücü bir sürecin başlamasında oldukça etkili oldu. Sonuç, aslında birçok büyük kadın ressam var ama eserlerini görmüyoruz. Makaleye göre, bunun nedeni yaşadığımız hayatın buna izin vermeyen dinamiklerle dolu olmasıdır, yani erkek baskın dünyamızın hiçbir kadın sanatçıyı işaret etmemesidir.

Bugün İngiltere de gösterime girecek olan bir belgesel “Görünenin Ötesinde-Hilma Af Klint” az bilinen bir kadın dehayı, soyut resim sanatının mimarı İsveçli kadın sanatçı Hilma Af Klint’in (1862-1944) olağanüstü hayatını konu alıyor. Varlıklı ailesinin yardımıyla Stockholm Kraliyet Akademisinde okuyan Klint manzara resimleri, portreler ve botanikle alakalı birçok resim çizerek hayatını kazanır. 1889 senesinde ‘Teozofi Cemaati’ isimli bir gruba katılır ve yaşamın her türlüsünün kozmik bir bütünün parçası olduğunu savunan bu grupla manevi tarafını keşfetmeye başlar. Bundan dolayı ömrü boyunca ‘deli cadı’ damgası yiyen sanatçının kadın oluşu, sanat dünyasında çevresinin olmayışı ve manevi tarafı ile resim yaptığını açıkça kabul etmesi erkeklerin kontrolünde olan sanat dünyasında asla isim yapamaması için fazlasıyla yeterlidir. Sanatçı arkadaşlarıyla kurmuş olduğu grupla atölyesinde ruh çağırma seansları düzenler. Bu seanslarda öteki dünya hakkında detaylı notlar alarak bunları da eserlerine yansıttığı söylenir. Resim yaparken üstün bir gücün kendisi ile iletişime geçtiğini söyler.

Kör annesine senelerce ufak bir adada bakan Klint, yüzlerce esere imza atar. Eserlerini yumurtadan yaptığı tempere isimli bir maddeyi kullanır, civarda cadı olarak bilindiğinden evine gelen yumurta siparişleri bile dedikodulara konu olur. 1944 senesinde ölen sanatçının yeğeni 1970 senesinde İsveç Sanat Müzesi’ne teyzesinin eserlerini götürdüğünde müze yönetimi eserlere bakmaz bile. Müze 2013 senesinde özür diler. Bugün sanatçının bütün eserleri ailesinin koleksiyonundadır, satışa çıkmaz.  Resimlerde göreceğiniz gibi, ODTÜ logosu da sanki Hilma Af Klint’ten miras gibi duruyor.  

Umarız söz konusu belgesel kısa zaman içinde Türkiye’de de gösterime girer ve sanatseverler bu özel kadını daha yakından tanıma fırsatı bulur.

Solda 1920 yılına tarihlenmiş Hilma Af Klint eseri, sağda 1956 yılında kurulan ODTÜ logosu.
Vinkmag ad

admin

Read Previous

Resim Sanatında Bir Vizyoner

Read Next

Sanatçı Seçimi Üstüne

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir