Sinema salonlarından, Centilmen

Filmin orjinal ismi “The American” yani “Amerikalı” ancak ülkemizde “Centilmen” adıyla sinema salonlarında gösterime girdi. Bence akıllıca bir hareket olmuş zira hem Amerikalılara karşı toplumda bir kesimin tepkili oldugu düşünülmüş hem de bu filme daha iyi bir isim verilmesi gerektiği ortaya çıkmış. 1 saat 38 dakikalık film, 1-2 sahne dışında ne yazık ki izlenmeye değer bir eser olmamış.

Yönetmen Anton Corbjin bir fotografçı olarak ismini duyurduktan sonra klip yönetmenliği ve devamında sinema sektörüne girmiş. Zaten filmin en izlenilebilir tarafı Italya köylerinin şirin atmosferi ve doğanın güzellikleri. Bunları bir fotoğrafçı gözüyle çeken Corbjin, çok güzel görüntüler yakalamayı başarsada zaman zaman çok sıkıcı ve uzun sahneleri olan bir film yapmış.

Filmde 1-2 sahne ilgi çekiciydi. Rahip ile George Clooney arasındaki diyalogda, Amerikalılara sıklıkla söylenen deyim tekrarlandı;
– Siz Italyan tarihini biliyor musunuz?
* Hayır.
– Zaten siz Amerikalıların tarihi yok!

Bir başka sahnede rahip ile George Clooney birlikte yemek hazırlıyorlar. Arkada Puccini’nin Madama Butterfly operasından müthiş arya “un bel di”. Çok güzel seçilmiş bir müzik ve Italya’da bir evde dinlenmesi çok normal. Ancak hazırlıklar bitiriyorlar ve yemege oturuyorlar bu yeni sahnede aynı aryanın aynı sözleri yine fonda. Zaman geçiyor ama müzik aynı yerde.

Son olarak filmin final sahnesininde fena olmadığını söyleyebilirim. Ancak ne yazık ki ne kadar olumlu bakmaya çalışsak da çok yavaş ve yavan bir film olmuş. Sinema salonundan çıkanların memnuniyetsizliklerini yüksek sesle ifade ettiklerini ve hatta uyuyanların olduğunu söyleyebilirim.

Anlamadığım George Clooney gibi bir isim böyle bir filmde oynamayı nasıl kabul etmiş?

Yazıcı Dostu Yazıcı Dostu

“Sinema salonlarından, Centilmen” yazısını yorumla;