Santral Istanbul Enerji Müzesi ve Istanbul 1910-2010 Sergisi

Istanbul’a elektrik sağlamak amacıyla 1914 yılında kurulmuş “Silahtar Ağa Elektrik Santralı” 1983’e kadar hizmet verdikten sonra kimsesiz kalmış. 2007 yılında ise Istanbul Bilgi Üniversitesi’nin sanat ile ilgili bölümlerinin bulunduğu, enerji müzesi ve modern sanat sergi salonlarının yer aldığı bir kompleks olarak kullanılmaya başlanmış. Yani güzel bir üniversite kampüsü içine bir enerji müzesi kurulmuş. Santral istanbul’a ulaşmak için Haliç kıyısını takip etmeniz yeterli. Eyüp, devamında Alibeyköy’e doğru gittiğinizde Bilgi Üniversitesi ve Santral Istanbul tabelalarını göreceksiniz. Konumu Miniatürk’e çok yakın.

Geniş boş alanlara sahip yemyeşil bir kampüs. Zaman zaman festivallerinde yapıldığı bu kampüste kafeler ve restaurantlar da var. Ancak bu kadar geniş alanda yönlendirme tabelalanın olmamasını anlayamadım. Ilk defa gidenler için yolunu şaşırmak çok muhtemel.

Enerji müzesinin üst katları eski elektrik santralinde elektrik üretiminde kullanılan makina daireleri, jenaratör grupları ve elektrik dağıtımının yapıldığı kontrol odası bölümlerini içeriyor.

Gezinti sırasında mönitörler yardımıyla müze ve geçmişteki faaliyetler hakkında bilgi alabiliyorsunuz. Istanbul’da mumdan ve fenerden kurtularak havagazı yardımı ile aydınlanan ilk yer Istiklal Caddesi. Yıl 1857. Daha sonra sırasıyla Kuzguncuk ve Kadıköy havagazı ile aydınlanıyor. Silahtarağa santralinin kurulmasıyla tramvaylara ve Dolmabahçe ye elektrik verilmiş. Bu tesis sayesinde karanlık geceler yavaş yavaş aydınlanmış, ulaşım kolaylaşmış ve sonuçta gece hayatı kültürü gelişmeye başlamış.

Müzenin giriş katında ise “enerji oyun alanı” kurulmuş. Fen derslerinde gördüğümüz birçok temel konuyu bu bölümde deneylerle, yaşayarak öğrenebiliyorsunuz. Kendi enerjinizi kendiniz üretebiliyorsunuz.

Plazma küresi, Nikola Tesla’nın bir icadı. Belgrad’dan sonra bir kez daha Tesla karşıma çıktı (link; Belgrad ve Opera) Merkezden camın ellendiği bölümüne elektrik kıvılcımları saçan çok ilginç bir küre.

Yağmur masası, sesin tıpkı elektrik ve ısı gibi bir enerji biçimi olduğunu gösteren basit ama akılda kalması kolay bir düzenek olmuş.

Ayrıca kendi enerjinizi kullanarak roket fırlatabilir veya inatçı bir bavulla başka bir ilginç deney de yapabilirsiniz. Enerji oyun alan çok eğlenceli ve eğitici bir bölüm olmuş.

Buraya kadar bahsettiğim unsurlar enerji müzesinin her daim kalıcı eserleriydi, yani ne zaman gitseniz inceleyebilirsiniz. Müzenin diğer tarafı ise süreli sergiler için ayrılmış bir bölüm. 20 Kasım 2010 tarihine kadar “Istanbul 1910-2010 Kent, Yapılı Çevre ve Mimarlık Kültürü Sergisi” ni ziyaret edebilirsiniz.

Çok ayrıntılı ve geniş kapsamlı bir çalışma olmuş. Istanbul’a ait birçok detay ziyaretçilere sunulmak istemiş ve belkide detayların fazlalığı biraz karmaşıklığa sebebiyet vermiş gibi gözüküyor. Istanbul yangınlarını ve göçleri anlatan bölümler ilgi çekiciydi. Ayrıca Istanbul maketi güzel düşünülmüş bir ayrıntı olmuş.

Istanbul tarihi, doğası ve en önemlisi hatıralarıyla eşi az bulunur bir şehir. Ne yazık ki bu güzel şehri anlatan bir şehir müzesi yok. Daha önceki yazımda (link; Efsane Istanbul Byzantion’dan Istanbul’a, Sabancı Müzesi) bu konuyu vurgulamıştım. Ancak bu yılki Istanbul’a yönelik aktiviteler sonrası (Istanbul 2010 kültür başkenti olduğumuzu hatırlayarak) hem bu serginin hem de Sabancı müzesinin hazırladığı serginin Istanbul kent müzesinin habercisi olduğunu düşünüyorum. Umarım yanılmam.

Tel: 0 212 311 78 09
Web: www.santralistanbul.org

Yazıcı Dostu Yazıcı Dostu

3 Yorum Var

  1. santral istanbul enerji müzesine ailemle gittim çok güzel bir yer istanbul da elektriğin bulunduğu yer çok güzel bi yer en çok plazamayı sevdim maddeninin 4 tanesin den biri

  2. hilal nebioğlugil

    gzl bir yer dir bence ama gitcez görmeye

  3. ecem akyıgıt

    Bugun giderek küresel degisikligin nelere Acik olacağını gorecegiz

“Santral Istanbul Enerji Müzesi ve Istanbul 1910-2010 Sergisi” yazısını yorumla;