Rake’s Progress, Istanbul

16 Ekim 2018 akşamı,  Stravinsky’nin 3 perdelik operası Rake’s Progress (Hovardanın Sonu) Sureyya operasında sahnelendi.

Stravinsky, 2 Mayıs 1947 tarihinde Amerika Chicago Art Instıtute de “Masterpieces of English Painting; Hogarth, Constable, Turner” isimli sergide Hogarth’ın “Rake’s Progress “ adını verdiği çizimlerini görür görmez, kafasında bu operanın ana hatlarını kurgular. Şair Auden ve arkadaşı Kalmann librettoyu hazırlayıp Stravinsky e teslim ederler.  Opera ilk kez 1951 yılında Teatro La Fenice-Venedik-İtalya da sahnelenir.

Stravinsky’nin ilham kaynağı, William Hogarth (1697-1764) ingiliz ressam ve karikatüristtir. Resim ve yazıyı ilk birleştiren, konuşma balonu ilk kullanan sanatçıdır. “Rakes’s Progress” isimli çalışmasını 1733-1735 arasında tamamlar. 8 farklı resimden oluşan bu eserde, Tom Rakewell’in yaşadıkları film şeridi gibi anlatılır.

1986 doğumlu yetenekli piyanist Can Okan orkestra şefi olarak sahne aldı. Genç yaşta büyük başarılara imza atmış genç sanatçılarımızı izlemek mutluluk veriyor. Sahnelemenin başlangıcında bir gürültü uğultu ortamı oluştu ve rahatsızlık verdi. Sanki oyuncuların sesi orkestra tarafından yutuldu. Bu duruma salonun ufaklığı mı yoksa  orkestranın  yönetimi mi neden oldu pek anlayamadım. Bu sıkıntı belli bir süre sonra bitti ama zaman zaman tekrar ortaya çıktı. Az eşyalı dekorun ve rengarenk kıyafetlerle kostüm çalışmalarının çok iyi olduğunu ve Aytaç Manizade’nin  Süreyya nın bu küçük sahnesine göre çok başarılı bir sahneleme yaptığını düşünüyorum.

Operanın 1.perde 35. dakikalarında meşhur “no word from Tom…” aryasında Otilia İpek ve orkestra nın başarılı bir sahnelemesini seyrettik. Romanya doğumlu Otilia Radulescu İpek, 2000 yılındaki Leyla Gencer Şan yarışmasında 2. lik ödülünü kazanmıştı. Gecenin bir diğer yıldızı ise Baba the Turk rolündeki Aylin Ateş idi. Bir pop-star gibi düşünülen Baba the Turk (sakallı bayan), Aylin Ateş in başarılı performansıyla seyircinin en fazla keyif aldığı ve dikkatlice takip ettiği karakter oldu. 3.perde başındaki müzayede ve finaldeki ninni sahnesinin seyirciden daha yogun takdir aldığını gözlemledim.

Rakes’s progress, hovardanın sonu, operasının konusu;

I.Perde

Tom ve Anne birbirlerini seven iki çifttir. Anne’nin babası Trulove ise Tom un parasız, tembel ve işsiz halinden rahatsızdır. Tom a iş bulmaya çalışır ve huzurlu evlilik yapmalarını ister. Çalışmaya gönlü olmadığını anlatan Tom son sözünü söyler “I wish I had money” (paramın olmasını isterdim) Bu anahtar kelime ile birlikte sahneye Nick Shadow gelir. Hiç tanımadığı bu adam, hiç tanımadığı amcasından kalan büyük mirası Tom’a müjdeler.  Tom Londra ya gidip, evrak işlerini halletmelidir.  Sevgilisini arkasında bırakan Tom Londra ya gider ve Shadow un da yönlendirmesiyle içki-kumar-kadın dünyasına dalar. Evinde kalan Anne ise beklemeye artık dayanamaz ve sevgilisi Tom’a gitmek için yola çıkmaya hazırlanır

II.Perde

Tom, Londra’da mutsuzdur. Shadow un yönlendirmesiyle sakallı bir kadın  (Baba the Turk) ile evlenir. Tom ve Anne görüşür ama Tom Anne yi istemediğini söyler. Shadow un yönlendirmesiyle Tom tüm parasını “taşı ekmeğe dönüştüren” makinaya yatırır.

III.Perde

Tom kötü yatırım sonucunda parasız kalmıştır, tüm malları açık arttırma ile satılır. Shadow, gerçekte şeytan olduğunu Tom a açıklar ve bu emeklerinin karşılığında Tom’dan ruhunu –intihar etmesini- ister.  Bahise tutuşup kart oyununu kazanan Tom ruhunu kurtarsa da akıl sağlığını Shadow a kaptırır. Akıl hastanesine düşen Tom kendisini Adonis sanmaktadır ve Venüs ü beklemektedir. Anne tekrar Tom a gelir ve kendisinin Venüs olduğunu söyleyerek onunla konuşur. Tom a ninni söyler ve uyuyan Tom u yalnız bırakarak çıkar. Seyirciye nasihatlar verilen epilog ile opera biter.

 

 

 

 

 

Yazıcı Dostu Yazıcı Dostu

“Rake’s Progress, Istanbul” yazısını yorumla;