
Morgan Freeman ve Tim Robbins’in başrollerini paylaştıkları "Esaretin Bedeli" (Shawshank Redemption) isimli film hayatımda izlediğim en iyi filmlerden biri. Tim Robbins haksız yere hapse atılmış bir muhasebecidir ama zekasını kullanarak hapisten kurtulmayı başarır. 1994 yapımı film sadece hapishanede geçer ve bu filmde çok özel bir sahne vardır. Tim Robbins, hapishanenin ofis bölümünde bulduğu plâkların arasından "La Nozze Di Figaro" yazılı plâğı seçer ve plâkçalara takar. Tüm hapishanaye yayın yapan dahili hoparlör vasıtasıyla, izinsiz olarak mahkumlara bu plaktan bir eser dinletir. Mahkumlar işini gücünü bırakır, yattıkları yerlerden kalkar ve bu düeti dinlemeye başlarlar. Düet biterken Morgan Freeman’ın yorumu müthiştir:"O gün dinlediğimiz Italyan sanatçıların ne söylediğiyle ilgili en ufak bir fikrimiz yoktu ama o kısa sürede herkes kendisini özgür hissetti". Bu düet, Figaro’nun Düğünü isimli operanın 3.perdesinde Kontes ve Suzanna arasında geçer. Iste filmin bu sahnesi; "Esaretin Bedeli ve opera; Figaro’nun Düğünü"
[Yazının devamını oku..]
Yazıya puan verin;

Loading ...

Pera müzesinde "Çarlık Rusyası’ndan Sahneler" isimli sergi müzenin 4. ve 5. katta yer alırken, Macar ressam Csontvary’nin tabloları ise 3. katta sergileniyor. Ilginç bir hayat hikayesi olan ve renkli resimler yapmış Csontvary, çok güzel bir tablosunda Mimar Sinan’a ayıp etmiş ve ne yazık ki tarih bilgisi eksikliğini açık etmiş.
[Yazının devamını oku..]
Yazıya puan verin;

Loading ...
Sankt Petersburg’daki devlet müzesinden getirilen ve 19. yüzyılın ikinci yarısında Rus ressamlar tarafından yapılmış tabloları Pera müzesinde görebilirsiniz. Sergide özellikle Ilya Repin’in tabloları çok ilgimi çekti. [Yazının devamını oku..]
Yazıya puan verin;

Loading ...
Tarih: 26 Kas 2010 / Yazar: Serkan Şahin / 1 Yorum »
Voleyboldaki başarılı sonuçlar ve dünyanın en iyi voleybolcularının Istanbul’da olduğu haberlerini takip ediyordum ama bugüne kadar bir voleybol maçına gitmemiştim. Dün itibariyle bunu da gerçekleştirmiş oldum. Önce voleybol maçına bilet almak için tüm internet sitelerine baktım ama sonuç alamadım. En sonunda Fenerbahçe voleybol şubesinden, biletlerin maçın oynanacağı akşam saat 17:00 den itibaren salondan alınabileceğini öğrendim. Birinci aşama tamamdı, şimdi sıra salonun yerini bulmaya gelmişti. [Yazının devamını oku..]
Yazıya puan verin;

Loading ...
Maçın başında, daha 1. dakikada, Fenerbahçe’nin lig tarihindeki 3000 inci golünü takımın kaptanı Brezilyalı Alex filelere gönderdi.FB 1 Buca 0. Ben bu golü Istanbul’un veya belkide Türkiye’nin en güzel manzarasında, Boğaz Köprüsü nün üstünde radyodan dinledim. Istanbul’da bayram tatili sonrasındaki ilk iş gününün doğal sonucu olan trafik nedeniyle stada girdiğimde dakikalara 21 i gösteriyordu. Sadece 2 dakika sonra, 23. dakikada kaptan Alex kafa vuruşuyla kendisinin ve takımını 3.golünü atıyordu. FB 3 Buca 0. [Yazının devamını oku..]
Yazıya puan verin;

Loading ...
Tarih: 21 Kas 2010 / Yazar: Serkan Şahin / 1 Yorum »
Şu sıralarda Şehir Tiyatrosu tarafından sahnelenen “Intiharın Genel Provası” oyunu beni çok etkilemişti. Duşan Kovaçeviç ismini hafızama almış ve yeni bir oyunu gelirse takip etmeyi düşünmüştüm. Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen “Profesyonel” isimli Kovaçevic oyununa bilet alabilmek zor oldu. Neredeyse her seansın biletleri günlerden önce bitiyordu ve bileti 1,5 ay evvelden alıp, o gün gidebilmeyi umut etmekten başka seçenek yoktu. Neyseki kısmet oldu da oyuna gittim ve birkez daha Kovaçevic’e hayran oldum. 1 saat 45 dakika süren (ara yok) bu fevkalede güzel oyunu fırsatınız varsa seyretmenizi tavsiye ederim. [Yazının devamını oku..]
Yazıya puan verin;

Loading ...
Edremit körfezinden Balıkesir’e 90 kilometrelik yolu yaklaşık 1 saat 15 dakikada alabilirsiniz. Yol üstünde sırayla Havran ve İvrindi ilçelerini geçtikten sonra Balıkesir’e varıyorsunuz. Yol gidişli gelişli ve zaman zaman keskin virajlarla dolu olduğundan dikkatli sürüş gerektiriyor. [Yazının devamını oku..]
Yazıya puan verin;

Loading ...
II. Abdülhamid belkide en çok tartışılan Osmanlı padişahlarından. Çeşitli konular hakkında yazılarımın yer aldığı bu sitede bile Abdülhamid ismi birkaç kez geçmiş, aşağıda bu yazıları bulabilirsiniz. Bu tiyatro oyunu onun döneminde yaşananlardan bir bölümü anlatıyor.
Nahid Sırrı Örik’in 1957 yılında yayımlanan “Sultan Hamid Düşerken” adlı romanı 1976 yılında Kemal Bekir tarafından tiyatro oyunu olarak yorumlanıyor. Iste bu oyun “Düşüş” ismiyle salonlarda. Aynı roman, 2003 yılında ise Ziya Öztan tarafından “Abdülhamid Düşerken” ismiyle sinemaya uyarlanmıştı. Yani izleyeceğiniz oyun 1957 yılında yazılan bir eserden yapılmış. Bugün bile tartışılan Abdülhamid’in 1950 li yıllarda olumlu bir kişilik olarak yorumlanmış olması gerçekten ilginç. [Yazının devamını oku..]
Yazıya puan verin;

Loading ...
Istanbul son günlerde yoğun sis altında, özellikle gece ve sabah erken saatlerde Istanbul’da hayatı güçleştiren sis Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu stadını da etkisi altına almıştı. Eskişehir taraftarları kendilerine ayrılan yerin yarısını doldurmuştu. Yaklaşık 1000 civarında Eskişehir taraftarı ve 40.000 e yaklaşan Fenerbahçe seyircisi staddaydı. [Yazının devamını oku..]
Yazıya puan verin;

Loading ...
Ipsala sınır kapısından çıkınca Yunanistan’da ilk karşınıza çıkacak kent Dedeağaç (yunanca Alexsandroupolis). Sınırdan sadece 45 km uzaklıkta ve Türk telefon şebekelerinin rahatlıkla kullanılabildiği şirin bir şehir. Ismi 1920 lerde Yunan kralı Alexander I (Büyük İskender değil) düşünülerek verilmiş.Türkçe ismi Dedeağaç’ın ise XV. yüzyılda yörede yaşamış olan bir bektaşi dedesinden geldiği rivayet ediliyor. Dede her gün akşama kadar kentte yer alan tekkesinin yanıbaşındaki bir ağacın dibinde otururmuş.Ağaç ve bektaşi dedesi hep birlikte anılır olmuş. [Yazının devamını oku..]
Yazıya puan verin;

Loading ...