Müzeler Terapi Merkezi Oluyor

Koronavirüs sonrası yavaş yavaş normal hayata dönerken, müzeler de açılmaya başladı. Psikologlar 50 yıldan fazla bir süredir, travmayı azaltmak için sanat terapisinin önemli olduğunu savundular. Ancak müzeler, bugüne kadar bu konuya yönelmediler ve kaynak ayırmadılar. Günümüzün koronavirüs salgını ve özellikle Amerika kıtasındaki ırkçılık ve George Floyd protestolarıyla başlayan gösterilerin ardından Amerika’daki müzeler artık yeni bir misyon edindiler. Örneğin, Walter Enriquez Peru’da 75.000 kişinin öldüğü bir terör döneminde polis memuru olarak çalıştı, yaşadıklarının üzerine koranavirüs salgınında hayatını kaybeden dostları da eklenince iyice travma geçirmeye başladı. 75 yaşındaki Walter, Queens Müzesinin online sanat terapi programıyla hayata tutunmaya çalışıyor. Zoom üzerinden herkes yaptığı eserleri paylaşıyor ve sanatın anlatıldığı birçok program ile sosyalleşen insanlar, belki de müzelerin evriminde bir kilometre taşına şahit oluyorlar. Müzeler de bu şekilde gelirlerini arttırıyorlar. MoMA,  Bronx Müzesi, Rubin sanat Müzesi, Cincinnati Sanat Müzesi, Montreal Müzesi gibi birçok müze tam zamanlı terapi uzmanları işe alıp online kurslar açmaya başladılar.

New York Metropolitan Sanat Müzesi bu eseri, insanlarda sakinlik yaratan tablolar listesine almış. Honoré Daumier, Çamaşırcı,(1863).

Bu resim, çamaşır yıkamaktan dönmekte olan ve ağır yük taşıdığı görülen kadının, bir çocuğun merdivenlerden çıkmasına yardımcı olmasını gösterir. Şefkat, mütevazilik ve yardımseverlik dyguları tabloya bakanlara huzur verir.

Honore Daumier kimdir?

Fransız ressam, heykeltıraş, karikatürist ve baskı resim sanatçısı (1808-1879). Yaşadığı dönemin Fransa’sını eleştiren eserleri ile tanınır. Altta gördüğünüz meşhur karikatürü ile kralı her şeyi yutan, doymak bilmeyen Gargantua’ya benzetir. Bu karikatür yüzünden tutuklanır ve 6 ay cezaevinde kalır. Cezaevinden sonra da bir süreliğine akıl hastanesinde kalmaya zorlanır.

Honoré Daumier, Gargantua, 1831.

Gargantua nedir?

Gargantua ve Pantagruel baba oğul iki devdir. Fransız yazar François Rabelais’ın, baba-oğul iki devin maceralarını anlattığı beş kitaplık eserinin ikincisi baba Gargantua, bu külliyatın en bilindik eseridir. Fransız ve dünya edebiyatına damgasını vurmuş bu eserde. efsanevi dev Gargantua, dünyaya duyulan merakın, dünya nimetlerine duyulan iştahın kahramanıdır. 1534 yılında yayınlanmıştır.

Vinkmag ad

admin

Read Previous

Faith ve Amerika

Read Next

“Mavi” Opera; Beyaz Polis Siyah Genç ve Ölüm

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir