Mahpeyker Kösem Sultan filmi, sinema salonlarından

Kösem Sultan filmi “Istanbul 2010 Kültür Başkenti” desteğiyle yapılmış bir film. Baştan sona saraydaki harem hayatını anlatan filmin özellikle kostümlerini çok başarılı buldum. Kösem Sultan rolündeki Selda Akkor, seyirciye hayatını anlatıyor ve hersey birgün içinde olup bitiyor. Kurgu açısından başarılı bir yaklaşım ancak içerik de bazı problemler var.

Mahpeyker Kösem Sultan, 1610-1651 yılları arası yani 17.yüzyılın ilk yarısında Osmanlı tarihine damga vurmuş bir kadın. Mahpeyker; ay yüzlü, Kösem; en önde, en sevilen anlamına geliyor. Gencecik yaşında padişah I.Ahmed (meşhur Sultanahmet caminin yaptıran padişah) ile Romeo-Juliet misali aşk yaşıyor.

Buraya kadar yazdıklarım filmde çok net anlaşılabiliyor. Ancak bazı önemli konular filmde atlanılmış ve Kösem Sultan bence biraz eksik anlatılmış;

– Istanbul Kültür Başkenti bu filme sponsor oluyorsa, Kösem Sultan’ın Istanbul’a armağan ettiği bazı eserler daha fazla öne çıkartılabilirdi. Filmde biraz kocası I. Ahmed’in yaptırdığı Sultanahmet camii vardı. Oysa Kösem Sultan’ın Istanbul Üsküdar’da yaptırdığı Çinili Camii ve külliyesinden hiç bahsedilmemiş. Bu küçük külliye; cami, mektep, çeşme ve hamamdan oluşuyor ve önemli bir kısmı hala ayakta.

– Yine Kösem Sultan’ın Eminönü’nde yaptırdığı Valide Han’dan bahsedilmemiş. Istanbul’un en büyük eski hanında 3 avlu ve 366 hücre oda var. Han halen ayakta ve kullanılıyor. Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Valide Han’ı konu alan çok ayrıntılı ve güzel bir çalışmasına bu linkten ulaşabilirsiniz; http://buyukvalidehan.yildiz.edu.tr/index.html

– Temelini Kösem Sultan’ın attırdığı ancak bitirilişini görmeye ömrünün yetmediği, Eminönündeki Yeni Cami ise filmin sonunda bir cümle ile belirtilmiş.

– Kösem Sultan’ın kocası I.Ahmed’in erken ölümünden sonra Kösem Sultan eski saraya gidiyor. Ancak filmde bundan hiç bahsedilmiyor. Aynı şekilde oğlu IV.Murad tahta çıkınca tekrar saraya dönüyor. Ve bu yaşadıkları onun hayatında bir dönüm noktası kabul ediliyor. Üsküdar’da Celvetiye tarikatının kurucusu Aziz Mahmud Hüdai’ye(1541-1628) ziyaretleri ve neticesinde Üsküdar’a armağan ettiği camiisi geliyor.

Bu ziyaretlerden biri, filmde canlandırılmış. Bu sahnede Kösem Sultan ” zehrimi saraya, sütümü millete aktardım” diyerek Harem hayatının sıkıntılarını özetleyen bir cümle kuruyor.

Reşat Ekrem Koçu’nun Kösem Sultan romanı ve Suzan Sözen’in Siyah Zambak romanı, Kösem Sultan’ın değerlendirildiği kitaplardan. Bu kitaplara bir de 14 yaşında Kösem Sultan kitabı yazan liseli Aslı Eke eklendi. Bu kitaplardan hiçbirini okumadım ama eminim ki bu kitaplarla gencecik yaşta farklı bir dünyaya yerleştirilen ve devletin en güçlü kadını hale gelen Kösem Sultan’ın yaşadıklarını düşündükçe, yaptıklarını daha iyi anlayabilirsiniz.

Harem hayatının ne kadar zor olduğunu anlatan bu film, bir kez daha harem hayatının detaylarıyla ilgilenmemiş ve bu ortamı küçümsemiş insanlar için birçok dersler içeriyor. Yüksek eğitimle dolu ve sabırla yaratılmış bir ortamda yok olup giden genç kızlar veya zirveye çıkan kadınlar. Harem sadece eğlencelikler dolu olmayan çok özel bir ev. Çevremizdeki sıradan bir ev gibi haremde saygıyla anılmayı hak ediyor.

Web: www.mahpeykersultan.com
Fiyat : 13 TL /adt

Yazıcı Dostu Yazıcı Dostu

“Mahpeyker Kösem Sultan filmi, sinema salonlarından” yazısını yorumla;