Küçük İskender’e Veda

Bazen iğneleyici bazen kışkırtıcı ama sıradışı üslubu ile etkileyici bir şair ve yazar Küçük İskender. Kitapseverlerin, okurken altını çizdiği ya da sosyal medyada paylaştığı bir çok cümleninin yaratıcısı ve sözcüsü.  Gerçek adı Derman İskender Över olan “Küçük İskender”  geçen gün yani 3 Temmuz 2019’da, 55 yaşında, bir yıldır tedavi gördüğü kansere yenik düştü.

Ülkemizde “şiir” türünün en etkili isimlerinden biridir Küçük İskender. Türkçe kelime dağarcığının zenginliği hemen anlaşılır. Bunun yanında biraz argo biraz da yabancı kelimeler sıklıkla eserlerinde görülür.

“Kötü yola düşmüş gecelerden geliyorum, Kusura bakma gözüm biraz kirli”

Denemelerle dopdolu kitabı “Her Şey Ayrı Yazılır” ile düşünce dünyasına okuyucularını çağıran, özgür ve özgürlükçü bir yazardır Küçük İskender;

“İnsan, hayatta olduğu için mutsuz olan tek canlıdır. Mutluluk arayışını önce birlikte yaşamaya, organize olmaya yöneltmiş; kentleşmiş, doğayı reddederek betona kapanışını taçlandırmış ve bir başkasıyla mutlu olunabileceğini kanıtlamak için tanrıyı veya sevgiliyi bulmuş, onlardan hareketle sanatın içine savrulmuş. Sonuçta mutlu bir geçmişimiz yok bu gezegende.”

Hem şiir hem de düz yazılarını bulabileceğiniz “ Hasta Hayat Depoları” isimli kitabı tam anlamıyla farklı üslubunu anlayacağınız bir eserdir. 2001 -2002 ve son olarak 2007 yılında yazılmış 3 farklı eserin toplu halde anlatıldığı içinde uyuşturucu madde, şiddet, yalnızlık, modern yaşam (özellikle internet /bilgisayar) kavramları ve İstanbul vardır.

İskender sadece özel hayatındaki tercihi nedeniyle değil, zaman zaman şiirlerinde kullandığı şiddet ve küfür içeren sözler nedeniyle de tartışmalı bir yazardır. Beğensek de beğenmesek de, İskender kendi ahlak kitabını yazan, hayallerini duygularını özgürce paylaşan, belkide en önemlisi kelimeden korkmayan bir yazardır.

“Kalbini camdan yaparsan, kıran çok olur.
Demirden yaparsan, sonu pas olur.
Denizden yap ki, giren kaybolsun,
yüzmeyi bilen kurtulsun, 
bilmeyen boğulsun.”

Kim bu “Küçük İskender”?

1964 İstanbul’da doğar, babası ressam İskender Över’dir. Kabataş Lisesi’ni bitirdikten sonra, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ndeki öğrenimini son sınıfta bırakıp, üç yıl İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’ne devam eder. Sonra oradan da ayrılır. Kişisel yaşam, çocukluk ve aşk gibi bir çok farklı konudan hareketle yazdığı şiirleriyle kendi kuşağının önemli isimlerinden birisi olur. Kendisini ‘marjinal şair’, ‘metropol şairi’ olarak tanımlar. Şiirlerindeki sözcük oyunlarına ağırlıklı yer vermesi, Can Yücel ya da Cemal  Süreya şiirinden etkilendiğini gösterir. Binlerce şiirinin yanında günlük,deneme, roman ve hikaye türünde de eserleri vardır.

Eserleri ve ünü ülke sınırlarını aştı.

Küçük İskender’in ünü ve eserleri sadece ülke sınırları içerisinde kalmadı. Avrupa’nın bazı ülkelerinde şiirleri basıldı. Kanada’da yayımlanan Descant adlı edebiyat dergisinin Türkiye özel sayısında, ABD’de ise Murat Nemet Nejat’ın ‘eda’ kavramında yoğunlaştığı Türk şairlerinden çeviri antolojisinde kendine yer buldu. 2000 yılında İtalya‘da düzenlenen Avrupalı Genç Şairler Yarışması’nda (La Giovane Poesia D’europa Nel 1999 ) ilk 10’a girdi ve aynı şairlerle birlikte eserleri kitaplaştırıldı.

“Bir plak olsam. Zeki Müren çalsam, bozulsam. Aynı yerde takılsam, hep tekrarlasam. Elbet bir gün buluşacağız.”




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.