Istanbul Devlet Senfoni Orkestrası (IDSO) 2011-2012 sezon açılış konseri, Aya İrini

aya irini istanbul devlet senfoni orkestrası 2011 2012 acılıs 2

Konseri beklerken,  “Sıra başına geçelim, çıkmak kolay olur “ diyerek annesine seslenen uzun boylu genç, Aya Irini’nin fevkalade atmosferi ve orkestranın kısa süren açılış programı sayesinde, konser sonuna kadar yerinden kımıldamadı. Bizde aynı şekilde hiç hareket etmedik, zira rahat olmayan plastik sandalyeler, en ufak bir harekette bile çok kötü sesler çıkartıyordu.

Orkestranın 7 yıldır ana sponsoru olan Denizbank’ın genel müdürü konuşma yaparak (bir de araya fıkra sıkıştırmayı becererek*), desteklerinin devam edeceğini belirtti ve son dönemde moda olan “ünlülerin orkestra yönetmesi” geleneğine ayak uyduran IDSO, genel müdüre jest yaparak ilk parçayı onun yönetmesini istediler. Iste o an, sadece 4 dakika süren bu eserin neden programa konduğunu anlamış oldum. “Fanfare for the Common Man” isimli bu eser Amerikalı Aaron Copland tarafından bestelenmiş. Ilk defa dinlediğim parça için izlenimim: Türk yazsa dinlenmez ve programlara dahi alınmaz. Duygusuz bir eser.

Oysa bu 4 dakikalık kısa eseri araştırıken, “Fanfare for the Common Man” in 8 Mayıs 1942’de , Amerika 2. başkanı Henry Wallace’ın yaptığı bir konuşmadan etkilenerek meydana çıktığını öğrendim. 2. dünya savaşı döneminde dünyaya mesaj veren (Nazileri durduralım vb. ifadeler.) bu yazı beni de etkiledi ama ne yazık ki bu eser için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.

Ikinci eser ise Arjantinli Luis Bacalov’un “Misa Tango” suydu. Kilise ayini metni olduğu için Aya İrini’ye uygun bir eser olmuştu. Ayrıca Ankara’dan gelen çok sesli müzik korosu da bu eser sayesinde uyum ve yeteneklerini sergileme şansına sahip oldu. Kilise ayini metni olarak yazsamda, çok kısaltılan ve tüm dinlere uygun hale getilren eserde koronun hep bir ağızda söylediği sözlerden birine örnek “Tanrım bize merhamet et”. Bu eser sayesinde “bandoneon” nedir öğrenmiş oldum. 1845 li yıllarda icat edilen akerdoana benzeyen kare bir enstrüman. Özellikle Arjantin’de kullanılıyor ve tangonun sembolü.

6 bölümden oluşan Misa Tango’nun, özellikle 2.bölümünün son kısmı ilgimi çekti. Sahnedeki bayan, erkek gibi bandoneon da insan gibi onlara katılım gösterdi. Yine 4. bölümde çello ve bondoneonun atışması, bu atışmanın neticesinde çellonun yalnız kalıp, bandoneonun orkestrayı arkasına alması ama ilerleyen dakikalarda bandeneonun susması ve pes etmesi aklımda kalan bölümlerdi.

Son eser ise asıl iş olarak kimya bilimiyle uğraşsa da, Rusların en önemli bestecilerindensayılan Aleksander Borodin’in “Prens Igor” operasından bölümlerdi. Üvertür, Poloveç Dansları ve Köylülerin Korosu bölümleri seslendirildi.

* Gn. Md. orkestra yönetmeyi beceremeyeciğini bu işten hiç anlamdığını şu kısa anektodla belirtti.

Erzurumlu dedeye sormuşlar;

– Dede, küresel ısınma hakkında ne düşünüyorsun?

– Sobanın yerini hiçbirşey tutmuyor.

Yazıcı Dostu Yazıcı Dostu

“Istanbul Devlet Senfoni Orkestrası (IDSO) 2011-2012 sezon açılış konseri, Aya İrini” yazısını yorumla;