Firarperest, Elif Şafak, Kitap-Yorum

firarperest elif şafak kitap yorum

Elif Şafak tarafından yazılmış bir deneme kitabı “Firarperest”. Yanlış saymadıysam 64 adet yazısını bu kitapta toplamış yazar. Bazen farklı konulara değinmiş bazen de kendini tekrar etmiş. Kitabı elime alıp okumaya başladım ve ilk yazılarda karşıma “mutlu evliliğin sırrı bir türlü çekip gidememek…(1)”  “Bazen olur bana, nedensiz, öylesine. Güçlü bir kaçma arzusu başlar içimi kemirmeye…(2)” gibi cümleler çıkınca, kitaba biraz ara verdim. Müthiş bir kitap ismi “firarperest”, güzel düşünülmüş. Bu yazılara bu kadar uygun daha güzel bir başlık bulunabilir miydi?

Kitabın sadece başlığı değil kendisi de çok güzel. Mavi tonda kapak ve M.K. Perker’in çizimleri kitabı ilgi çekici hale getirmiş. Bir de Elif Şafak’ın resmi kapakta olmasaymış. Karalar içinde, hüzünlü ve ümitsiz bir bakış. Hazır ol da duran asker gibi donuk ama o askerin etrafına saçtığı enerji veya E. Şafak’ın yazılarındaki enerji bu resimde yok. Zaten bu fotoğrafa gerekte yok.

Neyse, tekrar devam ettim kitabı okumaya. Sihir biraz bozulmaya başladı. Tekrarlar geldi karşıma. Iste defalarca farklı yazılarda tekrar tekrar önüme çıkan cümlelerden bazıları;

– Yazarlık yalnızlıktır…

– Evlilik karmaşık bir kurum…rol yapmayı sürdüren evlilikler… vb.

– Soruyu tersten soralım…

– Edep ya hu edep!

Sıklıkla kadın erkek ayrımına da değinmiş yazar, tabi kadınların tarafında ve belki biraz feminizme kaçarak. Bazen gazete haberlerini alıp yorumlamış bazen de önemli sanatçıların hayatını konu yapmış. Hemingway, Ayn Rand, Nina Simone, Oscar Wilde, Rousseau, Kafka, Diego-Frida, Idris Şah ve Sadi… Gördüğünüz gibi pek Türk sanatçılar ile ilgili yazı yazmamış.

“ “Bilmiyorum” diyebilmek “ yazısı çok başarılıydı. “Sahi niye bir türlü “bilmiyorum” diyemiyoruz şu hayatta hemen hemen hiçbir konuda? (3)” Sıklıkla dile getirdiğim bir konudur bu. Hiç unutmam bir gün haber bülteninde canlı yayına çıkmıştı Zeki Alasya ve Metin Akpınar. Siyaset ile ilgili bir soru geldi. Ama soru çok başarısızdı, cevap verilecek bir tarafı bile yoktu. Metin Akpınar eğrildi, büküldü ve birşeyler söyledi ama ne dediği anlaşılmadı. Zeki Alasya’ya döndü spiker;

– Siz ne dersiniz?

Zeki Alasya’nın cevabı çok netti.

-Bilmiyorum.

Spiker biraz bozuldu, soruyu tekrar sordu. Ben ise bu sıralarda bu cevabın etkisiyle Alasya’ya tekrar hayran kalmıştım. Ne kadar büyük bir erdemdi milyonların önünde “bilmiyorum” demek cesaretini göstermek. Seneler geçsede unutumadığım bir gündür.

“Üslup meselesi” yazısında haber bültenlerini eleştirmiş yazar. “Haberlerde aynı cümleler bozuk plak gibi döne döne yeniden vurgulanıyor.(4)” diyor. Sırf bu nedenle bu işi yapan haber bültenlerini, Show tv, Kanal D, ATV gibi kanalları izlemiyorum. Aynı haber aynı görüntüler 3-4 kez tekrarlanıyor. Allah’tan NTV ve kim ne derse desin TRT gibi haber kanalları var. Bu kanallarda bu tür saçma ve biraz da insanları aptal yerine koyan habercilik anlayışı yok.

llk defa E. Şafak kitabı okudum. Etkileyici  ve iz bırakan bir kitap değil ama kötü de olmamış.

Kitap 232 sayfa, fiyatı 14 TL.

(1) Şafak, Elif, Firarperest, Doğan Yayıncılık, 50.baskı, Aralık 2010,Istanbul, syf.13

(2) a.g.e., syf. 30

(3) a.g.e., syf. 171

(4) a.g.e., syf. 203

Yazıcı Dostu Yazıcı Dostu

“Firarperest, Elif Şafak, Kitap-Yorum” yazısını yorumla;