Dağlar

Yarım saattir yürüyorlardı…Ağustos sıcağında; üstelik ayaklarına yeni uyum sağlayan
botlarıyla …Bot seslerine arada bir çamlardan onları seyreden kuşların sesleri eşlik
ediyordu…Çamların gölgesi, bir de karşıdaki dağların o hafif hafif esen rüzgarı olmasa…
Sonunda dinlenebileceklerdi. Oturdular yolun kenarına…Çamların gölgesinde, eğimli
toprağa verdiler sırtlarını. Adanalı uzandı boylu boyunca dinlendirmek için ayaklarını.
Malatyalı yaktı sigarasını ve başladı mırıldanmaya…
Diledim ki nazlı yare gideyim
Her yandan çevirdi yolumu dağlar
Gurbet elde garip kaldı neyleyim
Kırdı kolumu kanadımı dağlar

Dağlar oy dağlar, dumanlı dağlar
O yarin hasreti, bağrımı dağlar

Ayrılan güler mi nazlı yarından
Küle döndüm hasretinden, nazından
Kurtulmadım boranından karından
Perişan eyledin halimi dağlar

Dağlar oy dağlar, dumanlı dağlar
O yarin hasreti, bağrımı dağlar

Şimdi sevdiğimin gözü yollarda
Kalıp eğlenemem ıssız bellerde
Sadık Mıskini’ye yaban ellerde
Revamı gördünüz ölümü dağlar

Günlerdir duyduğum en güzel ses (keşke müziğini de buraya koyabilseydik türkünün)…
Bizi bu kadar özlem dolu bırakan, sevdiklerimizden ayıran; karşımızdaki KAZ
DAĞLARI mıydı, yoksa ASKERLIK mi o an farkında değildik…
Kaz Dağları özlem demektir…
BOLU DAGI ise et-mangal …Dağ o kadar delik deşik edilmiş ki, şehir içinde tepe
tırmandığınızı sanırsınız. Dağ dağlıktan gitmiştir! Bunu o da bilir. Bundan sıkıldığında
sisini kullanır, göz gözü görmez olur. O zaman hissettirir;” burada bir zamanlar
Köroğlu yaşardı”
Benden selam söyleyin Bolu Beyi’ne
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır…
Ok gıcırtısından, kalkan sesinden
Dağlar seda verip, seslenmelidir.
Köroglu’nun meydan okumasıdır, Bolu Dağı’nın sisiyle insanlara yaptığı…

Iskenderun’u geçip de Hatay yoluna girdiğinizde Belen geçidi vardır artık.
Dağ ufkunda mehabet,
ova ufkunda huzur,
deniz ufkunda teselli duyulur
Geçidi geçip de Amip Ovası karşınıza geldiğinde; gördüğünüz manzara “Yahya Kemal bu
dizeleri burada yazmış” dedirtir insana… Insanın hem huzuru hem de ihtişamı hissedebileceği nadir yerlerdendir…

Napoli’nin simgesi VEZUV’dür…Ama iki isim Kayseri-Erciyes gibi bir olamamıştır.
Vezüv Pompei’yi yaratmıştır, ERCIYES Kapodakya’yı…Biri lavlarıyla insanları boğmuş,
diğeri lavlarıyla doğa harikaları yaratmıştır…Duruşunda bir başkalık vardır Vezüv’ün;
ne engelleyici ne de heybetli! Vezüv; sinsi, ne yapacağı kestirilemeyen ve hafife alınmaması gereken yaramaz çocuktur…

Görüp de etkilendiğim, durup da dinlediğim dağlar bunlar;.

DAGLAR yüksekten…Yazılar gönülden…SESLENIR…
Her kim ki bu SESI dinler, O’na selam olsun…

07.07.2003

Ekleyen: Copyright © Serkan Şahin
Tarih: 20.12.2006 22:07:59

Yazıcı Dostu Yazıcı Dostu

“Dağlar” yazısını yorumla;