Dağlar

Yarım saattir yürüyorlardı…Ağustos sıcağında; üstelik ayaklarına yeni uyum sağlayan
botlarıyla …Bot seslerine arada bir çamlardan onları seyreden kuşların sesleri eşlik
ediyordu…Çamların gölgesi, bir de karşıdaki dağların o hafif hafif esen rüzgarı olmasa…
Sonunda dinlenebileceklerdi. Oturdular yolun kenarına…Çamların gölgesinde, eğimli
toprağa verdiler sırtlarını. Adanalı uzandı boylu boyunca dinlendirmek için ayaklarını.
Malatyalı yaktı sigarasını ve başladı mırıldanmaya… [Yazının devamını oku..]

Yazıya puan verin;

Uyan

Ölümsüz Sevgilim ,

Günler, aylar ve belkide yıllar geçtide ben sana burdan bir şey yazamadım. Bilmezmisin; gerçek sevenler elbet buluşurlar…

Buluşma biraz erken oldu ama üniversite gençlerinin dünkü kavgasını gördükten sonra yazmadan edemedim. Bu yazdıklarımız bizim olaya bakışımızı göstersin; [Yazının devamını oku..]

Yazıya puan verin;

Yılbaşı…4-3-2-1

Yılbaşı…4-3-2-1

4-3-2-1…İçelim!
“Yılbaşı gecesi partisi olacak evimde kesinleşti. Gelirsen sevinirim. Ama bize edebiyatımızın güzelliklerini sergileyeceksinJ)”
Bundan daha sıcak ve içten bir davet olamazdı. Yılbaşı hikayelerinin, fıkraların sohbetlerin paylaşıldığı, sazlı sözlü bu davette olamadıysak da, herkesin şahitliğinde, sözlerimiz orada olsun… [Yazının devamını oku..]

Yazıya puan verin;

Kar…

Ölümsüz Sevgilim, İstanbul bugün bembeyaz oldu, büyük bir sevginin şahidi oldu…

Bilgi ve Sevgi paylaştıkkça artar.

İlk defa kar yağmadı Istanbul’a! Ama ya gece yarısı uyanık olanlar ya da sabah erken kalkanlar görebiliyordu.
Tıpkı 3-5 günlük buluşmalar gibi daha ne olduğunu anlayamadan kar, çamur oluyordu… [Yazının devamını oku..]

Yazıya puan verin;

Erciyes

Erciyes

Hafta sonu Kayseri’ye, iki sevenin birleşmesine şahit olmaya gittik…
Ama orada zaten büyük bir şahit vardı…

ERCIYES’DE ; 2 IKEN 1 OLMAK…
Kayseri’ye yaklaştığınızı o heybetli Erciyes’i gördüğünüzde anlarsınız… Sizi o karşılar…
O’nu görmek demek, Kayseri’ye varmak demektir. [Yazının devamını oku..]

Yazıya puan verin;

3 Nokta

Türk – Hint Imparatoru Şah Cihan’ın karısı Banu,14. çocuğunun doğumunda,
hayata gözlerini yumarken, eşine bir dilekte bulunur:

“Eğer beni gerçekten seviyorsan, ölümümü ölümsüzleştiren
sevgimizin sonsuzlugunu kanitlayan bir anit diktir bana…”

Ölümsüzlük…Sonsuzluk…

Ölümsüz Sevgilim;

Ben senin için bir TAC MAHAL yaptıramıyorum ama emeğimi, düşündüklerimi
sevgimizi burada, bu isimde ölümsüzleştiriyorum…

Çok uzakda değil…

Söylenmeyen sözler, anlatılacaklar varsa…
Kitaplarda, dergilerde, heryerde…
Yazılan mesajlarda, yazdığın mesajlarda…

Sen ister istemez … (3nokta) yazdığında ;
Ölümsüzlügü = anlatamadıklarını, paylaşamadıklarını anlatıyorsun…

Tac Mahal; sevgiyi ölümsüzleştiren anıttır…

Bu satırları okuyanların şahitliğinde;
SEN BEN OLACAK
Ve ORADA;
şahitlere tanıtılacaksın…

Yazıya puan verin;

1