Istanbul’un Anadolu yakasına yapılan ilk spor salonu ve Fenerbahçe nin yakın gelecekte daha fazla ilgi gösterilecek evi olacağını düşündüğüm ülkersportsarena açılışında, Italyan Milano takımıyla kritik bir maç oynandı. Maçın başından sonuna kadar hayranlıkla salonu incelediğim için açıkçası maçın havasına pek giremedim ama neticenin (65-63) Fenerbahçe nin lehine olması güzel geceyi daha da zevkli hale getirdi.
[Yazının devamını oku..]
Yazıya puan verin;

Loading ...
Tarih: 10 Ara 2011 / Yazar: Serkan Şahin / 2 Yorum »
Çok iddialı ve konuya uygun bir kitap ismi G izli A nların Y olcusu. Kitap yayıncısı Ilhami ‘nin ağzından dinliyoruz bu hikayeyi. Eşi, kızı ve iş ortağı Handan yani 3 bayan ve şirketinde çalışan genç Bora nın arasında gidip gelen bir adam. Kulin’in bir hayli zorlama kurgusuyla, Ilhami beklenmedik bir aşk içinde buluyor kendisini. Kitap o andan sonra, sadece eşçinselliği anlatan bir roman oluyor.
[Yazının devamını oku..]
Yazıya puan verin;

Loading ...
Son zamanlarda yorumlamakta zorlandığım böyle bir kitap okumamıştım. Konu iyi düşünülmüş; büyük mimar Sinan ve padişah kızı Mihrimah’ın aşkı. Kapak ilgi çekici. Muhteşem Yüzyıl televizyon dizisinin ve dolayısıyla Kanuni döneminin popüler olduğu bugünlerde, bu kitabın çok satanlar bölümünde yer almasını normal karşılamaya çalışalım. Peki, kitabın yarısının boş olmasını (toplam 255 sayfalık eserin sol sayfaları boş bırakılmış, yani kitap gerçekte 126 sayfa civarında, kağıt israfı yapılmış) daha doğrusu hilal biçimindeki ay resmi yer almasının anlamı nedir?
[Yazının devamını oku..]
Yazıya puan verin;

Loading ...
Umberto Eco ilk romanı Gülün Adı ’nı 1980 yılında yayımlamış.1978 yılının başlarında bu romanı nasıl yazmaya başladığını bu kitabında şöyle anlatıyor; “…masamın çekmecelerini karıştırdım ve bir önceki yıl çalakalem yazmış olduğum bir şeyi bulup çıkardım: Üzerine birtakım keşişlerin adlarını not ettiğim bir kağıt parçasıydı bu. Demek ki ruhumun en kuytu köşesinde bir roman fikri çoktan yeşermişti, ne var ki ben, bunun farkında değildim. O notları alırken, bir keşişi gizemli bir kitap okurken zehirlemenin güzel olacağını anlamıştım, hepsi bu. Böylece Gülün Adı ‘nı yazmaya başladım.”(1)
[Yazının devamını oku..]
Yazıya puan verin;

Loading ...
Bükreş opera binası 1953 yılında mimar Octav Doicescu tarafından inşa edilmiş. Italya daki binalara benzer şık bir opera salonu. 2 milyon civarında nüfusuyla Romanya nın başkentinin sahip oldugu bu kültür merkezine baktıkça, 15 milyonluk Istanbul’umuza üzülmemek mümkün değil. Hala opera salonumuz yok. Insallah AKM düzeltilir ve yeni projeler hayata geçirilir.
1 saat 40 dakika süren, Le Cantatrici Villane (köy şarkıcıları) , ana salon da değil de 100 kişilik ufak bir salon da oynandı. Salon ne yazık ki biraz boş kaldı. Izleyen sayısı 30 kişi civarındaydı ve sanatçıların arkadaşları veya akrabalarının bu seyircinin büyük bölümünü oluşturduğunu düşünüyorum.
[Yazının devamını oku..]
Yazıya puan verin;

Loading ...
Tarih: 21 Kas 2011 / Yazar: Serkan Şahin / 1 Yorum »
“Dağdan odun getiriyordum. Herkes ona odun diyordu; iki heceyle, OD-UN işte, ateş veren şey…Ama ben onun ilk hecesiyle ilgilendim, ateş olan kısmına, gönüllerde aşkı tutuşturan alevli kısmına, ‘OD’ a talip oldum. Herkes dağa odun için gittiğimi sanıyordu ama ben OD için gidiyordum”(1)
Yunus Emre’nin hayatı ile ilgili kaynaklar yeterli değil ve kesin bilgilere sahip değiliz. Ancak herkesin mutabakat sağladığı konulardan biri yıllarca sadece odun taşımakla meşgul olduğudur. Yazar da bu konuyu başlığa taşımayı uygun bulmuş, bence hem isim hem de tasarım şık olmuş.
[Yazının devamını oku..]
Yazıya puan verin;

Loading ...
“Roman konusunda bildiklerimden ve öğrendiğim en önemli şeylerden yapılmış bir bütündür bu kitap. Romanlar hakkında bana en önemli görünen şeyleri kısaca söyledim”. (1) Orhan Pamuk, 2009 yılında Harvard üniversitesinde verdiği derslere ait notlarını kitap haline getirmiş. Genel olarak sıkılmadan okunabilinecek bir kitap. Özellikle roman yazma niyetinde olanlar okumalı.
[Yazının devamını oku..]
Yazıya puan verin;

Loading ...
Son dönemlerde duygusal ortamlarda yaşamaya alışmış Fenerbahçeliler için bile çok daha fazlasıydı bu gece. Hafta içi şehit verilen askerler ve bugünkü Van depremi. Başkanı hapishanede, haketmediği haksızlıklarla şampiyonluğu tartışmalı milyonların, birde bu gelişmeler sonrası top ile ilgilenecek şevkleri yoktu. Bu hemen hissediliyordu.
[Yazının devamını oku..]
Yazıya puan verin;

Loading ...
Konseri beklerken, “Sıra başına geçelim, çıkmak kolay olur “ diyerek annesine seslenen uzun boylu genç, Aya Irini’nin fevkalade atmosferi ve orkestranın kısa süren açılış programı sayesinde, konser sonuna kadar yerinden kımıldamadı. Bizde aynı şekilde hiç hareket etmedik, zira rahat olmayan plastik sandalyeler, en ufak bir harekette bile çok kötü sesler çıkartıyordu.
[Yazının devamını oku..]
Yazıya puan verin;

Loading ...
Tarih: 18 Eyl 2011 / Yazar: Serkan Şahin / 1 Yorum »
Süreli sergiler bölümü için alt kata iner inmez sağ tarafta sizi bavullar ve sandalyeler karşılayacak. Handan Börütüçene ‘nin bu eserinde bavullar masa, sehpa şeklini almış ve Türkiye den Fransa ya göç edenler anlatılmış.
Serginin giriş kapısında ise Ayşe Erkmen’in “kahve” isimli 25 dakikalık videosu var. Sanatçı kendi falına baktırıyor.
[Yazının devamını oku..]
Yazıya puan verin;

Loading ...